KADINLARIN BAŞARISI NAL-ETİK KOOPERATİFİ

11 Şubat 2013, Pazartesi, 9:29 | Ekonomi, Nallıhan Haberleri | 0 yorum
00
Nallıhan’lı Kadınların sadece Nallıhan yöresine özgü birbirinden güzel iğne oyaları ve el ürünlerinin yaptıkları ve bu ürettikleri ürünlerle aile bütçelerine katkı sağlamak için kurdukları kooperatif  ile hem ürünlerini pazarlıyorlar hemde  yöre tanıtımında katkı sağlıyorlar
Son yıllarda unutulmaya yüz tutmuş el sanatı olan iğne oyaları Ankara’nın Nallıhan ilçesinde yapılan çalışmalarla tekrar hayat bulurken , aynı zamanda ilçenin turizm tanıtımına katkıda bulunuyor .Nallıhan’a özgü motiflerin bulunduğu iğne oyalarını tekrar hayata geçiren yer ise tamamen kadınlar tarafından kurulmuş ve şu an 15 ülkeye iğneoyası ihracatı yapan S.S Nal Etik Kooperatifi
S.S Nal Etik Kooperatif Başkanı  Kadriye Sezer ipek böcekçiliğinin Nallıhan tarihi ile özdeş olduğunu söyleyerek “Nallıhan ‘da  hemen hemen her evde  ipek böcekçiliği ve ondan elde ettiğimiz ipeklerle yaptığımız iğne oyaları yapılırdı .Son dönemlere kadar bu yapılan işler hem azaldı hemde artık sadece çeyiz sandıklarının içinde kalmıştı.Nallıhan’lılar olarak buna gönlümüz el vermedi . Unutulmaya yüz tutmuş iğne oyalarını  Halk Eğitim Merkezi’nde açtığımız kurslarla  tekrar hayat verdik .Ayrıca iğne oylarında  günümüze uygun modern modelleride geliştirerek  meraklılarıtarafından tercih edilir hale getirdik “ diye söyledi
Kadriye Sezer  iğne oylarının başta Turizm Derneği aracılşığı ile tanıtıldığı ve pazarlandığını hatırlatarak .”Fakat şunu fark ettik bu pazarlama işi dernek aracılığı ile yapılabilecek bir şey değil daha profesyonel ve daha organize olmalı . Hanımlar bu iğne oyalarını  üretiyor ürettikçe  talep durmadan artıyor Her ne kadar yaptığımız işler Nallıhan tanıtımına ve turizmine katkı olsa da bu faaliyetlerin sürdürülebirliği için  bir kooperatif kurma gereksinimi hissettik .Kooperatif kurulurken önce hanımlarımıza bir kooperatifçilik eğitimi verdik. Kooperatifi kurduğumuz zamanki amacımız  hani katılan kişiler gönüllü bir şekilde kursunlar bunun kıymetini bilsinler şeklindeydi .Geldiğimiz bugünkü durumumuza baktığımızda yanılmadığımızı görmek bizi mutlu ediyor .”şeklinde ifade etti
Birbirinden güzel iğne oyalarınıincelereken Kadriye Hanım her bir  iğne oyasının kendine has hikayesi var diyince açıkcası bizde merak ediyoruz bu hikayeleri  Kadriye Hanım sümbül şeklinde olan iğne oyasını göstererek “Bu genç kızımızın bahar mevsiminde çıkan  Nallıhan’nın endemik türlerinden olan  sümbülü topladıktan sonra sevdiğine bir hatıra olsun diye yapmış ,Şuradaki kızılcık oyanın anlamı ise glin evlendikten sonra sıkıntıda olur  ama bunu açık açık ailesine söyleyemez .Başına Kızılcık oyalı yemenisini örttüğünde kızının göründüğü kadar rahat olmadığını ve sıkıntıları olduğunu anlara  “dedikten sonra sözlerine ekliyor “ Mesela şu domates şeklindeki bu iğne oyasını yapan arkadaş da Nallıhan domatesini toplamak için tarlada çalışırken ilham alınıp  yapılmış bir ürün “.diye söylüyor
Kadriye Sezer başlangıçta tanıtımlarını Ankara ,İzmir ve İstanbul ile başladıklarını ifade ederek yurtdışınada açıldıklarının altını çizdi .Kadriye Sezer “Kooperatif kurulduktan sonra hem kooperatifçilik eğitimlerine hemde Halk Eğitim Merkezi’nde iğne oyasıeğitimlerine devam devam ettik halen de devam ediyoruz .Özellikle  takı tasarım kursu alan hanımlar ürünlerini daha kaliteli şekilde çıkarmaya başladılar. Şu an çok güzel bir pazarımız var . Almanya ,Amerika ,İngiltere Kanada ve Japonya başta olmak üzere 21 ülkeye ürünlerimizi ihracat ediyoruz . Türkiye’nin bir çok yerine ürünlerimizi gönderiyoruz . Şu an kooperatif üyemiz 750 kadın var .Hanımlar tasarımlarını tamamen kendileri yapıyorlar ve bir kadın ortalama 200 ile 700  arasında para kazanıyor ..Bu ücret iğne oyası yapan kişinin ihtiyacına göre değişebiliyor .Bu evdeki maddi ihtiyaçla da  doğru orantılı . Eğer eve yeni bir  eşya alacaksa o kadar çok iş yapıyor .Buradan kazanılan paralarla evlatlarını askerede  parasız  bırakmayanlar .Aynı anda 3 çocuğunu okulda okutanlar var .Tabi ihtiyaç dışında sadece boş vakitlerini geçirmek isteyenler de var .Sadece boş vakitlerimi değerlendireyim diye iğne oyası yapan hanımlar 200-250 Türk lirası arasında bir kazanç elde edebiliyorlar . Evde ihtiyaç ne kadar çoksa  o  kadar çok iş yapıyor. Ama normalde evde oturup da boş vakitlerini değerlendirmek için bunu yapan bir hanım da 200 ile 250 arasında bir para kazanıyor “ diye bize ifade ediyor
Yaptıkları işin yüzyıllardır devam eden bir gelenek olduğunun altını çizen Kadriye Sezer bize ipek haline getirilmemiş bir kozayı göstererek “ Bu kozalar mayıs haziran aylarında ipek böceği tarafından  dut yapraklarıarasında örülüyor .Bizler bunları daha sonra ipek iplikler haline getiriyoruz .Her bir kozadan yaklaşık 1000 metre civarında bir iplikcik çıkar ve o kadar incedirki bu  80 tane kozadan ipilçikler bir araya geldiğinde bildiğimiz anlamda ipek ipliği oluşur .Bu iplikleri yüzyıllardır değişmeyen aynı tekniklerle işliyoruz .Boyalarımız bile doğal . Boya olarak soğan kabuğu ,karadut,ıhlamur ve buna benzer maddeleri kulanıyoruz .Yaptığımız her bir iğne oyasında kolaycılığa kaçarak daha fazla para kazanalım düşüncesindeki hiçbir şey yok .Hepsinin bir hikayesi hepsinde alın teri ve bir göz nuru var “
Yapılan birbirinden güzel ürünleri görünce ve iğne oyası için festival yapıldığını görünce yapılan işlerin hiçte boş olmadığını ve sahiplenerek yapılan işlerin ne kadar büyük sonuçlar verdiğini görüyor insan .

YORUM YAZ


Henüz yorum yapılmamış.